'*nix' Kategori'sine ait arşiv.


systemd ile Sistem ve Servis Yönetimi

Linux Akademi blogunda yayınladığım systemd makalesini buradan da yayınlıyorum.

Bilindiği gibi RHEL, Oracle, SuSe, Debian gibi major bir çok linux dağıtımı eski SystemV init sistemi yerine default olarak systemd kullanmaya başladılar. systemd’nin sadece açılışlarda servislerin inşaasını üstlenen init sistemine oranla daha komplike olması, servisler için paralelizasyon, mount ve automount, journal, ve system state snapshot desteği gibi bir dizin özellik barındırmasından dolayı kimilerince Unix filozofisine aykırı olduğu gerekçesi ile (“do one thing and do it well”) hoş karşılanmasa da yukarıda ismi zikredilen dağıtımlar tarafından default olarak kullanılmaya başlaması nedeniyle sıkça karşılaşılan ve dinamiklerinin bilinmesinde fayda olan bir sistem.

Yazinin devami icin tiklayin.


389 Directory Server (LDAP) Kurulum ve Yapılandırması

Bu makaleyi daha önce BilgiO / Linux Akademi Blogu‘nda yayınlamıştım. Aynı şekilde burada da yayınlıyorum.

Linux ve açık kaynak kod teknolojiler barındıran altyapılar için, merkezi kimlik denetimi işleri için bir ldap dizin servisi ihtiyacı olduğu zaman OpenLDAP dahil kullanılabilecek bir kaç alternatif var. Multi Master replikasyon desteği, yüksek performans, LDAPv3 uyumluluğu gibi güzel özellikleri ve kullanışlı bir arayüze sahip olmasından dolayı “389 Directory Server” alternatifler arasında iyi bir tercih olmaktadır. RHEL tarafından geliştirilmekte olan 389-DS hemen her tür operasyonu da online olarak gerçekleştirebilmesinden mütevellit, üretim ortamları için de çok uygun bir directory serverdır.

Bu yazıda, tüm özelliklerine http://directory.fedoraproject.org/docs/389ds/FAQ/features.html adresinden erişelebilecek olan 389 Directory Server’ın, CentOS 6.6 sürümü üzerinde nasıl kurulacağı; temel ve genel güvenlik ayarlarının yapılarak nasıl servisin nasıl devreye alınabileceğine değineceğim. Yazının sonraki bölümlerinde ise Master & Slave replication ve SSSD üzerinden SSH servisinin ve SUDO entegrasyonlarından bahsedeceğim.

Yazinin devami icin tiklayin.


Locust – Açık Kaynak Kod Load Test Uygulaması

Locust, web uygulamaları üzerinde detaylı olarak stress test yapabilmeye olanak sağlayan açık kaynak kodlu çok güzel bir yazılım. Temel olarak yük testinin yapılacağı web uygulaması için hangi sayfalarda kaç kişinin gezeceğini, hangi sayfalardan hangi sayfalara geçileceği, toplam dolaşım süresinin ne olacağı vs. gibi detaylı senaryonuzu bir python scripti şeklinde tarif edip, locust’a bu senaryoyu simule etmesini söylüyorsunuz.

Aşağıdaki gibi güzel ve anlaşılır bir web arabirimi olan Locust aynı anda milyonlarca anlık ziyaretiçiyi belirlediğiniz eşik değerlerine göre web uygulamanıza dolduruyor ve arayüz üzerinden uygulamanızın kullanıcı isteklerine verdiği cevapların stabilitesini ölçüp sınırlarınızı tespit edebiliyorsunuz.

 

Yazinin devami icin tiklayin.


Online Shell Script Checker

http://www.shellcheck.net/ adresinde, online olarak shell scriptlerinizi hatalara karşı kontrol edebileceğiniz güzel bir servis var. Böyle küçük ve kullanışlı servislerin bookmark’da durmasında fayda var.


Two-Factor Auth Destekli OpenVPN Server Kurulumu

IT altyapılarının güvenilirliğini ve bağlı olarak sürekliliğini sağlamak üzere uygulanması gereken süreç disiplinlerinde kritik data içeren mecralara erişimlerde sıkı güvenlik prosedürleri izlenmesi gerekiyor. Bu anlamda özellikle PCI-DSS ya da ISO 27001 standartlarına tabii olan ya da olmak isteyen firmaların, kendi networklerine “dışarıdan” erişim ihtiyacının bulunması durumunda implemente edecekleri VPN çözümlerinin, bahsi geçen güvenlik standartlarına uygun olması gerekiyor. Örnek olarak PCI-DSS uyumluluğu için kullanılan VPN çözümünde kimlik doğrulama işlemi en az iki aşamalı olarak gerçekleştirilmek durumunda. Bu zorunluluk PCS-DSS V3’de şu şekilde tarif edilmiş durumda:

Implement Strong Access Control Measures 8.3 – Incorporate two-factor authentication for remote network access originating from outside the network by personnel (including users and administrators) and all third parties, (including vendor access for support or maintenance). Note: Two-factor authentication requires that two of the three authentication methods (see Requirement 8.2 for descriptions of authentication methods) be used for authentication. 8.2 Authentication methods – Something you know, such as a password or passphrase – Something you have, such as a token device or smart card – Something you are, such as a biometric.

Bu tanıma göre, networkünüze uzaktan erişim sağlayacak her türlü bağlantı için yapılacak kimlik denetimlerinde madde 8.2’de belirtilen metodlardan en az ikisinin kullanılması gerekiyor. Günümüzde yaygın olarak kullanılan SSL VPN çözümlerinde PKI altyapısı kullanılarak, bir username üzerinden key ibraz etmek sureti ile kimlik denetimi gerçekleştirilip bağlantı kuruluyor. Ancak bu tek yönlü kimlik denetimi, anlaşıldığı üzere yeterli değil. Bu nedenle kullandığınız VPN çözümünün username/ password (ya da key) ibraz etmeye ek olarak token ya da bir biometric denetim mekanizmasını destekliyor olması gerekiyor. Biometric denetim mekanizmalarının oldukça sınırlayıcı ve maliyetli çözümler olduğunu düşünürsek, iki yönlü doğrulama için username + token mekanizmalarını birlikte kullanmak konunun pratik çözümü olacaktır. İşte bu konudan hareketle bu yazıda, bir SSL VPN implementastonu olan OpenVPN ve Google Authenticator kullanılarak two-factor authentication destekleyen bir VPN sunucusu kurulumundan bahsedeceğim. En nihayetinde halihazırda kullandığınız OpenVPN altyapınıza yazıda anlatıldığı şekli ile google authenticator entegrasyonu da yapabilirsiniz.

Yazinin devami icin tiklayin.


Portspoof ile Network Scanner’ları Yanıtlamak

Portspoof, bir network scanner uygulaması kullanarak sunucular üzerinde çalışan servisleri tespit etmek isteyen saldırganların işlerini zorlaştırmak ve tarama sonucunu manupule etmek sureti onları yanıltmak üzere geliştirilmiş enteresan bir uygulamadır.

Bildiğiniz gibi network scanner uygulamalarının uzaktaki bir sistemde çalışan servisleri tespit etmeleri için kullandıkları bir takım teknikler vardır. Bu tekniklerden en tipik olanı ise TCP’nin üçlü el sıkışma prensibinden hareketle uzak sunucunun tüm portlarına (ya da ilgilenilen portlarına) birer SYN paketi göndermek ve alınacak cevaba göre ilgili servisin mevcudiyeti ya da durumu ile ilgili karara varmaktır. Örnek olarak üzerinde bir web sunucusu çalıştığını bildiğiniz uzaktaki bir sistemin 80. portuna bir SYN paketi gönderirseniz ve uzak sunucudaki bu servis çalışır durumdaysa -ayrıca herhangi bir engelleme yoksa- cevap olarak SYN+ACK paketi alırsınız. Bu şekilde ilgili servisin çalışır vaziyette olduğu uzaktan tespit edilir ve örneğin nmap ilgili port’u OPEN olarak bildirir. Aynı şekilde gönderilen SYN paketine RST paketi dönerse, uzak sunucuda ilgili portu dinleyen bir servis olmadığı anlaşılır ve scanner uygulaması durumu CLOSED olarak değerlendirir. Eğer uzak sunucu bir firewall üzerinden korunuyorsa ve SYN paketini gönderdiğiniz porta erişim izniniz yoksa ilgili paket -genel olarak- drop edilir bu nedenle de geriye herhangi bir paket döndürülmez. Bu durumda da network scanner uygulaması durumu FILTERED olarak bildirir, bu şekilde de uzaktaki sistemin bir firewall’a sahip olduğunu tespit edebilirsiniz.

Yazinin devami icin tiklayin.


sysdig: Sistem Seviyesi Analiz ve Sorun Giderme Aracı

Genelde IT altyapılarında meydana gelen problemleri gidermek ve bir daha tekrarlanmayacak şekilde proaktif bir yaklaşımla probleme neden ana faktörleri ortadan kaldırmak  için yapılması gereken ilk şey problemi doğru analiz etmektir. Zira doğru olarak analiz edilen bir problem için üretilen çözümler doğru orantılı olarak kalıcı ve ilgili problemin ya da varyasyonlarının tekrar yaşanmasını engelleyici nitelikte olacaklardır. Hal böyle olunca yani iş, problem analizine geldiğinde bu konudaki başarıyı belirleyici en önemli faktör ise yaklaşımlarınız ve kullandığınız araçlardır.

Bu noktada doğru yaklaşım herzaman için problemin nedenlerini tam olarak anlamaktır. Yani eğer ortada neden kaynaklandığını bilemediğiniz ancak geçici çözümler üretebildiğiniz – ki gerçek hayatta en çok problemli servisi / sunucuyu restart etmeye tekabül eden – bir problem varsa önceliği problemi geçici olarak çözmek yerine nedenlerini anlamaya çalışmak üzere konunun derinlerine inmek ve altyapıyı enine boyuna analiz etmeye vermek en doğru yaklaşım olacaktır.  Problem çözmede en belirleyici ikinci faktör ise, analiz sırasında kullandığınız araçların derine inmek ve inceleme konusundaki ihtiyaçlarınıza cevap verecek şekilde gelişmiş olması gerekliliğidir. İşte bu yazının konusunu oluşturan sysdig de tarif ettiğimiz bu ihtiyaçlara harika bir şekilde yanıt veren çok güzel bir uygulamadır.

Sysdig Nedir ?

Temel olarak hemen tüm majör Linux dağıtımında çalışan ve doğrudan linux kernel’ine dahil olarak tüm sistem çağrılarını ve OS ile ilgili diğer olayları en alt düzeyde yakalayıp analiz edilmesine olanak sağlayan sysdig, bu işi yapan strace gibi klasik araçlardan farklı olarak bir çok güzel özellik barındırmaktadır.

Öncelikli olarak kernel seviyesinde processing, network, storage ve memory alt sistemlerinde cereyan eden olayların anlaşılır şekilde ve bütünleşik olarak görüntülenmesine olanak sağlar. Bu, incelemekte olduğunuz platform üzerinde çalışmakta olan uygulamaların sistem seviyesinde ne gibi işlemler yaptığını görüntüleyebilmenize olanak sağlamaktadır ki , sysdig üzerinden elde edilen veri, problem çözmede kullanılabilecek ve genelde log dosyalarından ya da uygulama bağımlı debugging araçlarından elde edilemeyecek türden alt seviye kıymetli bilgi içerir.

Yazinin devami icin tiklayin.


CentOS 7.0 Üzerinde Zimbra Server 8.0 Kurulumu

Bir eposta sunucusuna ihtiyaç duyduğunuzda seçebileceğiniz bir çok alternatif bulunuyor; bunlardan en iyilerinden birisi ise gerek kolay yapılandırması ve gerekse görsel olarak güzel bir yönetim arabirimi sunması, ve son kullanıcıya modern ve mobil uyumlu arayüz sunması nedeniyle Zimbra Collaboration Suit’dir. Özellikle alternatif posta sunucularından farklı olarak takvim, dosya paylaşımı, görev listesi, görsel konferans ve sunduğu bir çok yan uygulamayla birlikte firmaların iş yapış şekillerine ve koordinasyonlarına da son derece olumlu katkılar yapan Zimbra’nın GPL lisanslı Open Source sürümü tekbaşına hemen bir çok firmanın temel ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılayacak şekilde bir çok özellik barındırıyor.

Yakın zamanda, Telligent Systems tarafından VMWare’den alınan Zimbra’nın Network Edition isimli bazı ek özellikler sunan bir de ücretli sürümü bulunuyor. Ama yukarıda da bahsettiğim gibi genel anlamda Open Source Edition temel ihtiyaçları karşılamak açısından son derece yeterli. Zimbra her ne kadar cloud-based bir e-mail platform çözümü olsa ve bu nedenle aynen Google Apps’de olduğu gibi web üzerinden istemci erişimine yoğunlaşmış olsa da Zimbra Desktop adında bir mail istemcisi de bulunuyor.

Yazinin devami icin tiklayin.

Sonraki Sayfa »